15 yıl olmuş liseden mezun olalı. Bir rüyada yaşar gibi geçmiş gitmiş zaman. Kimi zaman tatlı esintili bir bahçede kimi zaman korku filimlerinden çıkma gerilimler arasında akıp gitmiş biz farkına varmadan.
Başkalarından da duymuştum, lise yıllardaki arkadaşlıklar hele bir de yatılı kalınmışsa unutulmuyor. İçerilerde biryerlerde mutlaka kırıntısı da olsa duruyor. 3 yıl ailenizden uzak, memleketinizden 12 saat mesafede (otobüs ile) başlangıçta hiç tanımadığınız sonrasında ise "Ben bunlardan nasıl koparım?" dediğiniz arkadaşlıklar ediniyor ve yıllarca o tatlı rüya ile yaşıyorsunuz.
Acımasız zaman geçtikçe ortak paylaşımlar azalıyor, hayatın keşmekeşine girdikçe görüşmeler seyrekleşiyor olsa da biliyorsunuz ki, "O" arkadaşlarınız isteseniz size canlarını verirler, neden diye de sormazlar. Gün gelir bir araya gelirsiniz, eskiyi konuşup, yeni haberleri alıp, Hakk'a (c.c.) yürümüş olanlar var ise güzel hatıralar ile yad ederek, hasret giderip, doya doya dost depolayıp içinizde tatlı bir huzur ile daha çok görüşebilme arzusunu dillendirir ve evinize dönersiniz. Belki gene 1 yıl sonra bir masa etrafında bulaşacak olsanız da bilirsiniz ki dostlarınız oradalar ve bir telefon ile yanınıza gelecek birileri mutlaka vardır.
Bu gece de o nadir gecelerden biri idi. Masaların etrafında 40-50 kişi iftarımızı yapıp, birbirimize doyduk. Organizasyonu yapan herkese sonsuz şükranlarımı sunuyorum...



