Estergon, Estergon,
Yedi krala saray olan Estergon,
Biz seni Nemçe İllerine Allah emaneti dedik verdik,
Ve işte şimdi geri almaya geldik,
Sevgili ve Rahmetli Barış Manço'dan Estergon kalesini çok dinlemişimdir. Sözlerin gidişinden o yöreye verilen ad olduğunu çıkarsam da hemen her seferinde "Nedir bu Nemçe illeri?" demişimdir. Sonunda dayanamayıp sordum, meğer şu demekmiş.
Ruslar, kendilerini bir dil ile anlamlandırmışlar. "Slovo"; dil, kelime demek. "Slav" demek; "dil" bilen, hassaten "sözü anlayan" demek. "Nyemets" ise dili bilmeyen demek. "Dilden anlamayan" demek. "Yabancı" demek. İlginçtir, bir de "sessiz, suskun" demek!
Osmanlı'nın "Nemçe illeri" sözü buradan, "nyemets"ten geliyor. Aslında Rusların dış dünyası bu. Rusların dilinden anlamayan dünya demek. Osmanlı evreninin dışında kalan, Avrupa'da büyük oranda Rus evrenine dahil olan "slovo" (Slav) dünyası, Osmanlı için tamamen "nyemets" idi. Yani Ruslar için "dilden anlayan" dünya, Osmanlılar için dilden anlamayan, Nemçe dünyası, "Nemçe illeri" idi.
Nyemets olmuş Nemçe ve ceddimiz, Rusların kendi dışında kalanlar için kullandıkları sözcüğü, Osmanlı dışında kalan alan için kullanmışlar.
Yer götürmez asker ile geliyor
Patriklerin inmiş tahttan diyorlar
Bir halife kalmış o da geliyor.
Yetmiş bin var siyah postal giyecek
Seksen bin var Allah Allah diyecek
Doksan bin var tatlı cana kıyacak
Yüz bini de Tatar Han'dan geliyor.
Gelen Ahmet Paşam kendidir kendi
Altmış bin dal kılıç kusuru cündi
Kaçma kafir kaçma ölümün şimdi
Hacı Bektaş Veli kalkmış geliyor.
Şevketlu efendim,sultan-ı vezir
Altmış bin kılıçlı yanında hazır
Deryalar yüzünde Bozatlı Hızır
Benli Boz'a binmiş o da geliyor.
Karacaoğlan der ki:Burda durulmaz
Güler yüzlü tatlı cana doyulmaz,
Gökteki yıldızdan çoktur,sayılmaz
Yedi iklim,dört köşeden geliyor.
Karacaoğlan
Yer götürmez asker ile geliyor
Patriklerin inmiş tahttan diyorlar
Bir halife kalmış o da geliyor.
Yetmiş bin var siyah postal giyecek
Seksen bin var Allah Allah diyecek
Doksan bin var tatlı cana kıyacak
Yüz bini de Tatar Han'dan geliyor.
Gelen Ahmet Paşam kendidir kendi
Altmış bin dal kılıç kusuru cündi
Kaçma kafir kaçma ölümün şimdi
Hacı Bektaş Veli kalkmış geliyor.
Şevketlu efendim,sultan-ı vezir
Altmış bin kılıçlı yanında hazır
Deryalar yüzünde Bozatlı Hızır
Benli Boz'a binmiş o da geliyor.
Karacaoğlan der ki:Burda durulmaz
Güler yüzlü tatlı cana doyulmaz,
Gökteki yıldızdan çoktur,sayılmaz
Yedi iklim,dört köşeden geliyor.
Karacaoğlan