Az veya çok, 10 yıla yakın iş hayatının içindeyim. Bir kısmında çalışan bir kısmında yönetici olarak yaşadığım bazı süreçlerin de etkisi ile bir süredir aklımda böyle bir cümle çevirip duruyordum.

Sizinle çalışmak istemeyeni yanınıza getirmeyin, ekibinize katmayın. İstediğiniz kadar şartları zorlasanız, kendinizi yırtsanız bile insanların aklına önce iş fikri sokup sonra ikna etmek zordur, hele ki akıllarında başka şeyler varsa. Uğraşır, emek harcar, mesai verir, toplantı üstüne toplantı yapar, aklınızdaki güzel şeylerin onların güzeli olacağını düşünerek didinirsiniz, ama gelin görün ki o güzeller sizindir, ortak paydada buluşmanızın zor olduğu insanlar için sıradan ve/veya değersizdirler. Olaki ikna olurlarsa şunu bilin ki; zorla gelenler kolay giderler. Ne size faydası olur ne kendisine yararı olur. Hiç bir zaman işi sahiplenmeyecekleri gibi, ajandalarına sahip olamayacağınız için profesyonel ilişkiniz sağlıklı olmayacak, üstüne üstlük önceden bir yakınlığınız var ise o da zarar görecektir.
Aklında gitmek olan kimseyi ise yanınızda tutmak için zorlamayın. Tutmak için zorladıkça o kaçmak için daha büyük bir arzu duyacaktır. Güzel olan, gitme arzusu hayallerde tüllendiğinde, gemileri yakmadan köprüleri yıkmadan anlaşarak ayrılmaktır. Eğer kişi mutsuz ise, yönetim, işleyiş ile bazı sıkıntıları, dertleri varsa, konuşulup, artıları eksileri ortaya döküp beraber kafa yorup, mutsuzluklar giderilebilir. Gitmek isteyenden kastım bu tür istekler olağan sorunları olanlar değil, aklında kendine çizdiği yeni bir ufuk, yeni bir hedef, başka bir firma, başka bir dünya olanlardır. Kişileri elinizde tutmak için şartları zorlasanız da faydası olmayacaktır, ancak süreci uzatırsınız, son kaçınılmazdır.
Hiç kediniz oldu mu? bilmiyorum, lâkin bizim evde son 6 yıldır kedi var (1 tanesi 1 yıl yaşadı, diğeri 5. yaşında) ve ufaklığımız bize emanet gelene kadar analiz edip izleme fırsatı bulduk. Sizin yanınıza gelmek istemeyen bir kediyi zorlasanız gelmez, takar tırnağını halıya, koltuğa, kapıya gene de oradan kımıldamak istemez. Seveyim seni gel hem mama da vereceğim deseniz istemezse kucağınızda veya durmasını istediğiniz yer neresi ise orada bir saniye durmaz, kafasına göre o rahat yeri bırakır, sizin karşınızda görebileceği bir yere gider yatar, mırıldanır ve sizi izler.
Bırakın kedileriniz sizi uzaktan izlesin, siz de onları uzaktan sevin. Onlar mırıldasın, siz mutlu olun.
Bu arada resim güzelmiş, çok hoşuma gitti.