Blog modeline geçtikten sonra "Sevdiğim Yazılar" bölümü garip garip duruyor. Halbuki, ne kadar güzel yazılar geldi geçti önümden. Tembellik işte...
TV izleyenler bilirler "My Name is Earl"'ü. Yaptığı suçlardan pişmanlık duyan bir adamın hatalarını telafi etme hikayesi. Yeni dönemde STV'de "Hakkını Helal Et" isimli bir dizi başlayınca, güzel ama Earl taklidi olmamış mı? dedik. Bu versiyonda geçmişindeki hırsızlıkların ve kötülüklerin telafisi için kapı kapı dolanıp, hellalik arayışında olan eski bir hırsız vardı ama konsept Earl'e epey bir benziyordu. Bugün çıkan 1 haber ve 1 yazı ise gerçekleri, ne kadar cahilce konuştuğumu (gafil kafaya bir tokmak misali) kafama kafama vurdu.
"Pazar akşamı saat 23.30 civarı telefonum çaldı. Arayan bir haber dolayısıyla tanıştığım, ilginç bir insan olan Bülent Karacan'dı. Bu köşenin daimi takipçileri hafızasını yoklarsa Bülent'i hemen hatırlayacaktır. Medyada 'Tövbekâr Hırsız' adıyla yer alan bir genç Bülent Karacan. Vaktiyle yaptığı hırsızlıklardan ve battığı suç batağından bir rüya vasıtasıyla kurtulan bir genç adam. Bülent telefonda, o anda Fırat Kültür Merkezi'nde olduğunu ve oyunu izlediğini söyledi.
Tahmin ettiğiniz gibi Hırsız, Bülent Karacan'ın hikayesinden tiyatrolaştırılmış bir tekst. Karacan'ı ilginç yapan şey sadece tövbekâr olması değil şüphesiz. Gördüğü rüyanın etkisiyle eski yaşamına çizgi çeken bu delikanlı, aynı zamanda çok daha zor olan bir şeyi denemiş. Çaldığı her şeyin (aklında kaldığı kadarıyla) bir listesini yapmış. Ve tövbe ettiği günden beri o şehir senin bu şehir benim gezerek, çaldığı şeyleri iade ediyor, mağdur ettiği kişilerden helallik alıyor. Öyle basit gibi gelmesin size bu olay. Kimi hırsızlık on yıl öncesine ait, kimi belki 15. Bu nedenle vaktiyle evleri, işyerleri soyulan insanlar karşılarında genç bir adamı görüp, 'Ben sizin evi soyan hırsızım, hapis yattım, cezamı çektim; ama Allah katında da bağışlanmak, kul hakkıyla gitmek istemiyorum. Bu nedenle çaldığım şeyleri telafi etmek istiyorum.' dediğini duyunca kimi şaşırıyor, kimi duygulanıyor, kimi para filan istemeden hakkını helal ediyor.
Bülent, el emeğiyle bir yerlerde çalışıp aylarca para biriktiriyor ve otobüse atlayıp Bursa, Antalya, Eskişehir, Ankara şehir şehir gezip helallik istiyor.
FKM bence muhteşem bir şey yaparak Bülent'in hayat hikâyesindeki bu ibretlik yönü tiyatro formatına aktarmış. Kanaatimce sanat bu olmalı. "
Abi sen benden hızlı davrandın :) Artık vazgeçtim yazmaktan.