Anasayfa | 19.08.2009
  • Blog
  • Arşiv
  • Fotoğraflar
  • Flickr
  • Zooomr
  • Twitter
  • RSS'ten Paylaştıklarım
 
1958'de Türkiye Lübnan'da ne yaptı?
10.09.2006 - 00:04 | Atakan Eser  | Sevdiğim Yazılar  | 0 Yorum |  Tavsiye Et

Ali Bulaç - Zaman- (09.09.2006)

Lübnan, Romalılardan bu yana Bilad-ı Şam’dır, Suriye’nin tabii bir parçası olarak aynı yönetim altında olmuştur. 1920’de Suriye ile birlikte Osmanlılardan alınıp Fransız mandası olarak kuruldu.

Daha sonra Lübnan Suriye’den de koparıldı, 1926’da cumhuriyet haline getirildi. O gün bugün Suriye, Lübnan üzerinde hak iddia etmektedir. İkinci Dünya Savaşı’nda Fransızlar 1941’de bağımsızlık vermeyi vaat ettiler, 22 Kasım 1943’te bağımsızlığını ilan etti, 1946’da da Fransızlar Lübnan’ı terk etti.

1948 ilk Arap-İsrail savaşında mülteci durumuna düşen Filistinliler buraya akın etti. Sonraları Mısır ile Suriye birleşmeye karar verince, Lübnanlı Sünniler, Birleşik Arap Cumhuriyeti’ne katılmak istediler. Buna karşı çıkan Hıristiyan Cumhurbaşkanı Şem’un Batı’dan yardım istedi, ABD 15 Temmuz’da 6. filosunu yolladı. Bu arada Müslümanlarla Hıristiyanlar arasında yaklaşık 4 bin kişinin hayatına mal olacak ilk iç savaş başlamıştı.

Buraya kadar anlattıklarımız basit tarihî bilgiler. Bundan sonrası önemli. 1958’de iç savaş başlayınca ABD, Türkiye’nin de Lübnan’a müdahil olmasını talep etti. Nasıl ve hangi çerçevede müdahil olduğu hâlâ “karanlık bir nokta!” Ben yıllar öncesinde tanıdığım bir Lübnanlıdan, Türkiye’de Türkiye’nin Hıristiyanlara yardım ettiğini, hatta Müslümanlar için toplanan kanın Hıristiyanlara dağıtıldığını duymuştum. Fakat 6 Eylül akşamı eski pilotlarımızdan Hüseyin Avni Güler’in yaptığı açıklamalardan “kan”ın dışında, başka şeylerin, özellikle bol miktarda silah ve mühimmatın da Lübnanlı Hıristiyanlara nakledildiğini öğrenmiş olduk. Sağcı muhafazakar Menderes hükümetinin olduğu 1958 yılında neler olduğunu bizzat Beyrut Havaalanı’na beş sefer yapan pilot H. Avni Güler’den dinleyelim. Güler bu bilgileri Haber Türk’te telefonla katıldığı canlı yayında anlattı (Murat Ongun’la Ana Haber, 6 Eylül 2006, saat 19.30):

“1958 yılında maalesef Hıristiyanlara silah taşıdık. Bir gün bize Etimesgut’tan Beyrut’a uçma emri verildi. Akdeniz’de İngiliz Kuvvetleri bizi engellemeye çalıştı. Biz ‘Victoria’ parolasını verdik, 45 dakika Beyrut üzerinde dolaştıktan sonra havaalanına inebildik. İlk seferde Dışişleri Bakanı Fatin Rüştü Zorlu bizzat gelip bize nezaret etti. Beyrut’a toplam 85 sefer düzenledik. Ben 5 sefere katıldım. Lübnan’a ne taşıdığımızı bilmiyorduk, esasında kimse bilmiyordu. Bize Müslümanlara gıda ve ilaç taşıdığımız söylenmişti.”

“Fakat sonraları silah ve mühimmat taşıdığımızı, üstelik bunları Hıristiyanlara verdiğimizi öğrenmiş olduk. Bunu Amerika’nın emriyle yerine getiriyorduk. Biz yükümüzü teslim edip geri dönüyorduk. Öğrenmemiz de Müslümanların Beyrut Havaalanı’nı ele geçirip uçağımızı enterne etmelerindern sonra mümkün oldu. Müslümanlar Rıza Kalaycıoğlu komutasındaki uçağımızı ele geçirince içinden Kırıkkale yapısı tüfekler, bombalar çıktı. Her uçağın yükü ortalama 2-2,5 ton ağırlığındaydı. Tabii denizden çok daha fazla silah aktardık, bütün bu silah ve mühhimmat maalesef Hıristiyan kuvvetlere gidiyordu. Ama dediğim gibi ben, Emin Karayavuz, Nevzat Balaban ve başka pilotlar ne taşıdığımızı bilmiyorduk. Kesinlikle böyle olduğunu bilseydik direnişe bile geçerdik.”

Müslümanlarla iç savaş halinde olan Hıristiyan kuvvetlere verilmek üzere bizzat Beyrut Havaalanı’na silah ve mühimmat taşıyan pilot H. Avni Güler hayatta, bu bilgileri veriyor. Güler, aynı tarihte Türkiye’nin Cezayir bağımsızlık savaşında Fransızlara yardım ettiğini de vurguladı, hem de sadece diplomatik değil, başka maddi yardımlar da söz konusu. Sonraları rahmetli Turgut Özal “resmen özür” diledi, Cezayirli Müslümanların gönlünü almaya çalıştı.

Burada ilk sorumuz şu: Lübnan’ı Fransızlara kaptırdıktan 38 sene sonra nasıl olur da Müslümanları öldürmekte olan güçlere silah ve mühimmat taşıdık, aynı tutumu daha dünkü eyaletimiz olan Cezayir’de tekrar ettik? Buna, “tarihte kalmış bir olay” gözüyle bakılamaz. Belki bazı yetkililer o gün olup bitenler hakkında bize bilgi vermek isteyebilir, H. Avni Güler’i yalanlayabilir.

İkinci sorumuz: Şimdi de aynı durumun tekerrür edip etmeyeceğinden nasıl emin olabiliriz? 1958’de başta muhafazakar bir hükümet vardı, bugün de öyle. 5 Eylül tezkeresiyle Lübnan’a Müslümanları korumak üzere gitmediğimiz muhakkak. Barış Gücü’nün başını çeken İtalya’nın Dışişleri Bakanı Massimo D’Alema açıkça söylüyor: “Askerimizi Lübnan’a gönderiyoruz, çünkü İsrail’in güvenliğini garanti altına almak istiyoruz”. Belki 1958’den tek fark bugün nispeten kamuoyunun daha şeffaf icraatlar talep etmesi, bilgi ve haber akışının nispeten işlemesi ve toplumsal hassasiyetlerin yüksek olmasıdır. Hiç değilse 1958’i tekrar etme hatasına düşmemek için herkes üzerine düşen görevi yerine getirmelidir.

09.09.2006

Yazının orjinali için tıklayın

Not: 1958'de Lübnan'da devriye gezen US Marines'e ait resim Zaman'dan değil internetten alınmıştır. Google'da arama yaparsanız karşınıza ilk gelen sayfa :  http://en.wikipedia.org/wiki/Lebanon_crisis_of_1958


YORUMLAR :  0 Yorum yapıldı.
Yorum bulunamadı


YORUM YAZIN
Adınız Soyadınız
 
e-Posta
Verdiğiniz Puan
Yorumunuz
Beni Hatırla
Güvenlik Numarası
Güvenlik numarasını giriniz
Konular

Aklımda Kalanlar

Başımdan Geçenler

Sevdiğim Yazılar

Kendime Notlar

Vizör

Kitaplardan

Isa'ya

Geliştirme

Kısa kısa
Diğer Yazılar
Bak işte bunun için bir PS3 alabilirim!
Yasaklara karşı bir duruş ve Google IP'leri
Ne diyebilirim ki? Çok üzgünüm...
Usta olabilmek
hash hash
Haberlere karşılaştırmalı bir bakış için Haberdar.com
Unicode (utf-8) çevirim aracı
Uğur Böceği Terbiyecisi
Orası İstanbul, Konstantinapol değil.
SVN : Access denied: 'username' MKACTIVITY repository:
Ailenizin kahramanı
Mükemmel bir atlayış! Screenr.com *
Varchar(MAX) alanlar için veri girişi problemlerine bir çözüm.
Toplantı nasıl olmalı?
2 Adam 2 Açı
Son Yorumlar
ERKAN ÖZDEMİR 24/07 13:36
Sanma şâhım herkesi sen sâdıkâne yâr olur
vefa kılınç 16/07 11:42
Sanma şâhım herkesi sen sâdıkâne yâr olur
vefa kılınç 16/07 11:41
Sanma şâhım herkesi sen sâdıkâne yâr olur
CaN AKIN 14/07 22:05
Sanma şâhım herkesi sen sâdıkâne yâr olur
Hakan 10/07 22:46
Bak işte bunun için bir PS3 alabilirim!
Serkan Tütüncü 24/06 15:13
Sanma şâhım herkesi sen sâdıkâne yâr olur
Serkan Tütüncü 24/06 15:13
Sanma şâhım herkesi sen sâdıkâne yâr olur
Serkan Tütüncü 24/06 15:13
Sanma şâhım herkesi sen sâdıkâne yâr olur
Serkan Tütüncü 24/06 15:13
Sanma şâhım herkesi sen sâdıkâne yâr olur
Serkan Tütüncü 24/06 15:12
Sanma şâhım herkesi sen sâdıkâne yâr olur
Son Foto Yorumlar
enver kahraman 18/07 15:16
Atatürk'ün Evi
Halil 09/07 21:00
Yivli Minareli Cami
Halil 09/07 20:58
Yeşil Türbe
Halil 09/07 20:51
Üçüncü Ahmet Çeşmesi
Halil 09/07 20:49
Uludağ
Halil 09/07 20:47
Sümela Manastırı 2
Halil 09/07 20:46
Sultanahmet Meydanı
Halil 09/07 20:44
St.Antoine Kilisesi
Halil 09/07 20:42
Nemrut Dağı Kalıntıları
Halil 09/07 20:40
Muradiye Camii 2
Yazarlar
Atakan Eser
Linkler
Korhan Erdem
10.cu Köy
Haberdar
Belediyeden.com
Hasan Özcan
Marketplace Dominator
Bisorusor Blog
Bisorusor
Erkyazılım
Basit Mevzular
Ahmet Kırtok
İdris Cin Blog
Erkyazılım Blog
Blog Arşivi
2010 (8)
Haziran (2)
Mayıs (2)
Şubat (1)
Ocak (3)
2009 (29)
Aralık (3)
Kasım (3)
Ekim (2)
Eylül (1)
Ağustos (4)
Temmuz (3)
Haziran (1)
Nisan (1)
Mart (4)
Şubat (3)
Ocak (4)
2008 (59)
Aralık (8)
Kasım (7)
Ekim (8)
Eylül (3)
Ağustos (2)
Temmuz (2)
Haziran (4)
Mayıs (6)
Nisan (5)
Mart (6)
Şubat (4)
Ocak (4)
2007 (53)
Aralık (6)
Kasım (7)
Ekim (7)
Eylül (11)
Ağustos (3)
Temmuz (2)
Haziran (3)
Mayıs (1)
Nisan (3)
Mart (5)
Şubat (3)
Ocak (2)
2006 (28)
Aralık (2)
Kasım (2)
Ekim (8)
Eylül (2)
Ağustos (1)
Temmuz (2)
Haziran (1)
Mayıs (3)
Nisan (2)
Mart (2)
Şubat (1)
Ocak (2)
2005 (30)
Aralık (1)
Kasım (1)
Ekim (6)
Eylül (2)
Ağustos (2)
Haziran (4)
Mayıs (2)
Nisan (2)
Mart (1)
Şubat (7)
Ocak (2)
2004 (24)
Aralık (2)
Kasım (1)
Ekim (4)
Ağustos (3)
Temmuz (1)
Haziran (1)
Mayıs (5)
Nisan (4)
Mart (1)
Şubat (2)
2003 (14)
Aralık (2)
Kasım (1)
Ekim (3)
Eylül (2)
Mayıs (6)
© 2003 - 2010 Kendime Notlar. Tüm hakları saklıdır.
Anasayfa | | Tavsiye Et
Bu sitede KolayBlog kullanılmıştır.