Anasayfa | 19.08.2009
  • Blog
  • Arşiv
  • Fotoğraflar
  • Flickr
  • Zooomr
  • Twitter
  • RSS'ten Paylaştıklarım
 
Erişti nevbahar eyyamı, açıldı gül-ü gülşen
28.04.2006 - 17:30 | Atakan Eser  | Sevdiğim Yazılar  | 3 Yorum |  Tavsiye Et

Nevval SEVİNDİ - Zaman- (28.04.2006 CUMA)

Ordu’ya bağlı Kovancılı köyünde köylülerin çaput bağlayıp dilek tuttuğu 150 yıllık çınar ağacını yol yapımı için sökmek isteyenlere karşı direniş gerçekleştirilmiş.

Karayolları ekiplerinin iş makineleri önüne dizilen köylüler “Evliya ağacı kestirmeyiz” diye 2 metre çapında ve 7 metre uzunluğundaki çınarı korumaya çalışmışlar. Neyse çınar 15 metre ileri yeniden dikilerek mesele tatlıya bağlanmış. Ülkem çelişkilerden bir yumak halinde yuvarlanıp gidiyor. Bir yanda memleketin göbeğine zehirli varilleri gömen bir işadamı ve firması diğer yanda bir çınar ağacına gösterilen alaka. Bir ay bu sırrı adem elmasında saklayan ve yutkunmayan Bakanımız söylediğinde hemen adaletin ve yasaların çarkı dönecek sanır insan. Nerede? Memleketi zehirlemek bedava… Memleketi kirletmek politik yatırımlar kapsamında… Memleket zaten ev kadınlarının bütün çöpünü, pisini attığı sokaklar demek. Yoksa öyle değil diyen var mı?

En iyisi baharın güzelliğini anlamak için medyadan vazgeçeceksin. Ne oluyorsa olsun ben gidip erguvanları seyredeceğim demeli. Utangaç bir kızın yanaklarının hafif pembeliğine bürünmüş ağaçların tek tük serpildiği yeşile bakarak tavşan kanı çay içeceğim. Boğazın güzelliğinin tadına varmak için erguvanları bulacağım diyor içimdeki ses. Koşmaktan ter içinde kalmış bir genç kadının kızarmış yüzü rengindeki koyulmuş erguvanların şen şakrak sesine kulak vermek istiyorum. Her doğan çocuğa bir ağaç diken ve bebekle ağacı bir can sayan kültürümüzün anısına erguvana sarılıp ağlamak istiyorum. Kaybolan güzelliklere ve nezakete ağlamak geliyor içimden. O saatte imdadıma yetişiyor bir bilet. Van, Ahlat; Konya derken Anadolu’dan nezaket ve saygı topluyorum avuçlarıma. Yine de diyorum içi boşalmamış birileri var bu diyarlarda. Sorunlar olsa da, kültürel genler yaşıyor bari. 3 milyon laleye pek sevindim. Şu Lale Devri vur patlasın çal oynasın martavalından dolayı kültürümüzün en incelikli, latif dönemini bilemeden büyüttüler hepimizi. Nedim okumayan ve bilmeyen kuşakların incelmekten anladığı ancak diyet programı olur el hak!

Avrupa’nın ortaçağı yaşadığı dönemde, Osmanlılar şiiriyle, şarkısıyla, raksıyla laleyi benzersiz bir kültür hazinesine dönüştürmüş. Dünyada tek bir çiçeğin etrafında böylesine zengin ekonomik sektör yaratılmasına ve kültür üretilmesine bir daha rastlanmamıştır. Lale sıradan bir çiçek değildir. Biçiminde tasavvufun tanrısal gizemini, yaprağında bir dönemin ince şiirini, al renginde boynu vurulan zevklerin feryadını saklar. Yapraklarının dibindeki yanık lekede Türkiye tarihinin günümüze dek uzanan gizli çelişkisi tüter. Hollanda dünyanın her yanına lale ihraç ediyor, uluslararası lale şenlikleri düzenliyor. İnsanın içinden sormak geliyor: Hey Hollandalılar sizin hiç Lale devriniz oldu mu? Lale üstüne şiirler şarkılar yazdınız mı? Kızlarınıza Lale adını hiç verdiniz mi? Lale yetiştiren sadrazamların boynunu vurdunuz mu? Lale bahçelerini talan edip, lale yetiştirmekten korktuğunuz dönemler oldu mu? Siz laleyi lale sevdasını, lalenin ahını bilir misiniz? Bunların hepsini biz yaptık. Bizler, bu toprağın ince, soylu, hırçın, kaprisli ve kanlı çocukları. Laleyi çok sevdik ve sevdiğimiz çok şey gibi öldürdük.

Bu bahar 3 milyon lale seriverdik toprağa, ama lale Hollandalının kimliği olmuş. Tulip ismi bile soğanı gibi Türkiye’den gitmedir. “Tülbendi Turcica” Yani Türk tülbendi. Türk sarığı çağrışımından türemiş Flemenkçe Tulip. Onlar sahiplenmiş biz koca bir kültürü yok etmişiz. Tarih kitaplarına da zevk ü sefa devri diye geçirmişiz. Osmanlı saray bahçesinde lale şenliği yapar, İstanbul’a dört bir yandan akın edenlere ipekli kumaş ve lale soğanı satılırmış lale borsasında. Adı konmamış lale fuarının başkenti İstanbul’dur o zaman. 2010 kültür başkenti seçilen İstanbul belki o yıllara kadar lalesine, lalezarına sahip çıkar, erguvanlarını seyre dalar. Bir senfoni orkestrasını şair Nedim’in şiiriyle o ölümsüz besteyi çalacak: “Çerağan vakti geldi lalezarın didesi ruşen.” Çerağan donanma ve şenlik demektir. Lale bahçeleri onunla şenlenir demiş Nedim. Biz bu sırrı yeniden anlatabiliriz. Kaybettiğimiz Osmanlı genini yeni Türk lalelerinde yeniden sentezleyebiliriz gerçek bir İstanbullu olan Nedim’in şiirleriyle.


YORUMLAR :  3 Yorum yapıldı.
1 - Hakan
05.06.2006 11:02:29
Çok sukur yaz geldi en sonunda cok sukur. Ellerine saglik birader.
2 - yenimo
05.06.2006 08:12:46
Yazıyı okumadım ama fotolar çok başarılı. Tebrikler.

:)
3 - fatih
04.06.2006 23:15:52
Bu güzellikleri yaratan Güzeller Güzeli Allah' a hamdüsenalar olsun. Bu güzellikleri internete taşıyanlardan, taşıyanlara yardım ve yataklık yapanlardan Allah razı olsun.


YORUM YAZIN
Adınız Soyadınız
 
e-Posta
Verdiğiniz Puan
Yorumunuz
Beni Hatırla
Güvenlik Numarası
Güvenlik numarasını giriniz
Konular

Aklımda Kalanlar

Başımdan Geçenler

Sevdiğim Yazılar

Kendime Notlar

Vizör

Kitaplardan

Isa'ya

Geliştirme

Kısa kısa
Diğer Yazılar
Bak işte bunun için bir PS3 alabilirim!
Yasaklara karşı bir duruş ve Google IP'leri
Ne diyebilirim ki? Çok üzgünüm...
Usta olabilmek
hash hash
Haberlere karşılaştırmalı bir bakış için Haberdar.com
Unicode (utf-8) çevirim aracı
Uğur Böceği Terbiyecisi
Orası İstanbul, Konstantinapol değil.
SVN : Access denied: 'username' MKACTIVITY repository:
Ailenizin kahramanı
Mükemmel bir atlayış! Screenr.com *
Varchar(MAX) alanlar için veri girişi problemlerine bir çözüm.
Toplantı nasıl olmalı?
2 Adam 2 Açı
Son Yorumlar
ERKAN ÖZDEMİR 24/07 13:36
Sanma şâhım herkesi sen sâdıkâne yâr olur
vefa kılınç 16/07 11:42
Sanma şâhım herkesi sen sâdıkâne yâr olur
vefa kılınç 16/07 11:41
Sanma şâhım herkesi sen sâdıkâne yâr olur
CaN AKIN 14/07 22:05
Sanma şâhım herkesi sen sâdıkâne yâr olur
Hakan 10/07 22:46
Bak işte bunun için bir PS3 alabilirim!
Serkan Tütüncü 24/06 15:13
Sanma şâhım herkesi sen sâdıkâne yâr olur
Serkan Tütüncü 24/06 15:13
Sanma şâhım herkesi sen sâdıkâne yâr olur
Serkan Tütüncü 24/06 15:13
Sanma şâhım herkesi sen sâdıkâne yâr olur
Serkan Tütüncü 24/06 15:13
Sanma şâhım herkesi sen sâdıkâne yâr olur
Serkan Tütüncü 24/06 15:12
Sanma şâhım herkesi sen sâdıkâne yâr olur
Son Foto Yorumlar
enver kahraman 18/07 15:16
Atatürk'ün Evi
Halil 09/07 21:00
Yivli Minareli Cami
Halil 09/07 20:58
Yeşil Türbe
Halil 09/07 20:51
Üçüncü Ahmet Çeşmesi
Halil 09/07 20:49
Uludağ
Halil 09/07 20:47
Sümela Manastırı 2
Halil 09/07 20:46
Sultanahmet Meydanı
Halil 09/07 20:44
St.Antoine Kilisesi
Halil 09/07 20:42
Nemrut Dağı Kalıntıları
Halil 09/07 20:40
Muradiye Camii 2
Yazarlar
Atakan Eser
Linkler
Korhan Erdem
10.cu Köy
Haberdar
Belediyeden.com
Hasan Özcan
Marketplace Dominator
Bisorusor Blog
Bisorusor
Erkyazılım
Basit Mevzular
Ahmet Kırtok
İdris Cin Blog
Erkyazılım Blog
Blog Arşivi
2010 (8)
Haziran (2)
Mayıs (2)
Şubat (1)
Ocak (3)
2009 (29)
Aralık (3)
Kasım (3)
Ekim (2)
Eylül (1)
Ağustos (4)
Temmuz (3)
Haziran (1)
Nisan (1)
Mart (4)
Şubat (3)
Ocak (4)
2008 (59)
Aralık (8)
Kasım (7)
Ekim (8)
Eylül (3)
Ağustos (2)
Temmuz (2)
Haziran (4)
Mayıs (6)
Nisan (5)
Mart (6)
Şubat (4)
Ocak (4)
2007 (53)
Aralık (6)
Kasım (7)
Ekim (7)
Eylül (11)
Ağustos (3)
Temmuz (2)
Haziran (3)
Mayıs (1)
Nisan (3)
Mart (5)
Şubat (3)
Ocak (2)
2006 (28)
Aralık (2)
Kasım (2)
Ekim (8)
Eylül (2)
Ağustos (1)
Temmuz (2)
Haziran (1)
Mayıs (3)
Nisan (2)
Mart (2)
Şubat (1)
Ocak (2)
2005 (30)
Aralık (1)
Kasım (1)
Ekim (6)
Eylül (2)
Ağustos (2)
Haziran (4)
Mayıs (2)
Nisan (2)
Mart (1)
Şubat (7)
Ocak (2)
2004 (24)
Aralık (2)
Kasım (1)
Ekim (4)
Ağustos (3)
Temmuz (1)
Haziran (1)
Mayıs (5)
Nisan (4)
Mart (1)
Şubat (2)
2003 (14)
Aralık (2)
Kasım (1)
Ekim (3)
Eylül (2)
Mayıs (6)
© 2003 - 2010 Kendime Notlar. Tüm hakları saklıdır.
Anasayfa | | Tavsiye Et
Bu sitede KolayBlog kullanılmıştır.