...
O, bunu biliyordu. Askere giderken eşiyle son kere yalnız kaldığında demişti ki, "Eve gönderdiğim her mektubun sonuna üç tane nokta koyacağım; üç tane nokta... O üç nokta senin içindir, anladın değil mi?"
Hiç anlaşılmaz mıydı? Eski askerliklerin uzun yıllarında, derbeder fasılalarla eve gönderilen her mektubun sonunda hep o üç nokta vardı.
Analar, babalar, teyzeler, amcalar, komşular ve tanıdıkları hatırlarının sorulmasına memnun oluyorlar, dualar gönderiyorlar ama mektubun sonundaki o üç noktaya hiç mi hiç dikkat etmiyorlardı.
"Üç nokta"nın muhattabı ise her defasında bir öncekinden leziz hasret ve aşk cümleleri okuyordu. Hiçbir edibin o güne kadar kaleme almaya muvaffak olamadığı güzellikteki aşk mektupları, üç noktanın içindeki daracık mekanda, her defasında ter-u taze sevgi kelimeleriyle uzun yolculuklar ediyor, günlerce kayınbabanın emekli cüzdanında, kayınvalidenin En'am cüzünün arasında bir muska ihtimamı ile gezdirildikten sonra lütuf kabilinden gelin hanıma da gösteriliyordu. Onun mektupta yazılanlara aldırış ettiği yoktu; son satırın sonundaki üç noktayı arıyor, buluyor, okuyor, taze havadisler ve mahrem sevgi sözlerini deşifre ediyor ve daima, o üç noktayı buğulanmış gözlerinden süzdüğü üç damla gözyaşı ile yıkıyordu.
Seneler, seneler sonra, bütün sözlerin mahremiyet yaşmağını yırtıp, üryan tekilliklere düştüğü bir gün, yüreğinın tam üzerinde sakladığı son mektubu çıkarıp sonundaki üç noktayı okşarcasına seyrederek sevgilisine şöyle demişti:
- Sahi Ahmet Bey, ne güzel mektuplar yazardın eskiden ?
Ahmet Turan Alkan
Üç Noktanın Söylediği s:209
Ne zaman üç nokta ile ilgili bir söz söylicek olsam, bu yazı aklıma gelir. Yıllar önce (16 Kasım 2000), Gevezeler listesinde neşeli neşeli üç beş kişi takılırken bu yazıyı yollamıştım. Bugün gerekince Yahoo Groups'a biraz dalarak attığım postayı bulup, Türkçe harflerini düzeltip koyayım siteye , el altında olsun dedim.
Yazıyı 2 kez yazmak zorunda kaldım (zamanaşımı - bir sonraki sürümde düzeltilmesi gereken konu :), beynime kazındı artık :)
Hatırlıyorum da, 'Üç Noktanın Söylediği'ni, emmi oğlu bana tavsiye etmişti. Hey gidi günler ...
İsim paylaşmamanıza tabiiki anlayış gösteriyoruz, belki daha anlamılı bir "nick" kullanabilirsiniz :)
Genel olarak diyeceğim şudur ki: Hemen her zaman olduğu buradada hepizimin haklı olduğu yönler var, olması kaçınılmaz zaten. Umarım bir kırgınlık olmamıştır ve katkılarınız devam eder.
Yerinde olan uyarılarınız ve paylaşımlarınız için teşekkür ederim. Bahsettiğiniz hususlara dikkat etmeye çalışacağım.
Sevgilerle
beni bu sayfaya yönlendiren linkin verilmesine neden olan durumla, yazı ne derece örtüşüyosa, yorumum da yazı ile o derece örtüşüyo kanısındayım.
ayrıca alınganlık göstermeme benim açımdan neden olacak bişey yok, açıkçası yine bu linke ulaşmama vesile olan duruma tanık, konuyla direk bağlantılı olmayan bi okuyucuyum sadece. umarım sizi, bu yorumun kime ait olduguna dair, yanlış adreslere yönlendirmiş olmuyorumdur.
sizi sadece ismen tanımış bulunuyorum.
ismimi vermemem konusunda da şahsi ve de kendimce geçerli nedenlerim var, anlayış göstereceginizden şüphem yok.
sizlere karşı negatif bir düşüncem yok ve niyetim yıkıcı yorumlar yapmak da degil kesinlikle, emin olun.belirtmem gerekir ki hakikaten hoş bir platform oluşmuş burada ve degerli insanların degerli vakitlerinden verip hakikaten degerli paylaşımlarda bulundugu da aşikar, bunun için hepinizin ellerinize, gönüllerinize sağlık, bu paylaşımların devamının gelmesini de diliyorum.
üslubumda hatam varsa (ki olması kuvvetle muhtemel) affınıza sıgınıyorum, hayırlı günler...
Belki yorumunuza dışardan bakıp okuyan bir göz hmm ne güzel söylemiş dese de, bu satırları yazan için bazı şeyler tecrübe ile sabit ve yaşanmış gerçeklere dayandığından söylediklerinin arkasında durması normaldir.
Kaldı ki yorumum da insanların "hiç bir şey" bilmedikleri değil "... / 3 nokta" yı bilmediklerini söylemişim. Ben biliyor muydum? Belki bu yazıyı okuyana kadar tam bilmiyordum ama zannetmiyorum ki "..." ne ki diyecek kadar boş bir içerikle onu kullanmış olayım. Belki sayın Ahmet Turan Alkan'ın 3 noktası ile kendi kullanış tarzım anlamını kendi içimde tam yerini bulmuştur.
Diyorsunuz ki "sizler herşeyi süper anlıyorsunuz da başkalarının anlamadıgına kanaat edebiliyosunuz demektir bu ki oldukça da iddialı bi söylemdir", asıl bunu söylemeniz "oldukça iddialı bir söylemdir".
Diğer bir husus da kırılan arkadaşlar olmuş mudur? Olmuştur belki, özür dilerim kırdığım için, fakat fazla alıngan da olmamak lazım. Belki hassas bir anınızda idiniz yanlış anladınız, çünki önüme geleni dağıtmak gibi bir hedefim yoktu, sizin kastettiğiniz manada çevremdeki insanların belki %90 dan fazlası bu siteyi okumazken burada kime ne kinayesinde bulunmuş olabilir?
Paylaşmak için yazmak üzerine kurulmuş bir internet kültürü içinde "ırgalayan" yorumlar yazmanız güzel, inşaallah daha dikkatli yazmamıza vesile olur yorumunuz. Keşke isminizi de paylaşsa idiniz.
Sevgilerle
Biz işte bunun için anlatamıyoruz demek istediklerimizi. Çok harf basarak daha net yazmış olmuyoruz. Demek ki, sözün bittiği yerde ...