Anasayfa | 19.08.2009
  • Blog
  • Arşiv
  • Fotoğraflar
  • Bisorusor
  • Flickr
  • Friendfeed
  • Twitter
  • RSS'ten Paylaştıklarım
 
Sana yok, sen kazana düştün!
13.10.2004 - 01:48 | Atakan Eser  | Sevdiğim Yazılar  | 0 Yorum |  Tavsiye Et

Nedim Hazar - Zaman- (12.10.2004)

Martin Luther King, -Protestanlığın kurucusu ile karıştırmayalım- 1963 yılının 28 Ağustos’unda, Lincoln Memorial önünde toplanan 250 bin insana seslenmişti: ‘Bir düşüm var!’ Sonradan Amerikalı beyazın kafasındaki ayrımcılığı çözen bu konuşmasında -gerçi tam olarak çözüldü mü, yoksa bilinçaltlarının tozlu çekmecelerine mi itildi, tartışılır!- şöyle demişti: “Ben bir rüya görüyorum; rüyamda bir gün Georgia’nın kızıl tepelerinde eski kölelerin çocuklarıyla eski köle sahiplerinin çocuklarının aynı masa etrafında kardeşane bir şekilde dizildiklerini ve oturduklarını görüyorum. Rüyamda, dört küçük çocuğumun bir gün renklerine göre değil de karakterlerinin muhtevasına göre değerlendirildiği bir toplumda yaşadıklarını görüyorum...”


Hürriyet gazetesinde yayınlanan; “Sakallı konuğa asker yemek vermedi” (ifade bozukluğu gazeteye aittir) haberini okuyunca aklıma King’in bu konuşması geldi. Bakın haberin bir bölümü şöyle: “TBMM’nin kampüsü içerisinde, oldukça büyük bahçesi ve lokantası bulunan askerî lokalde, AKP Isparta Milletvekili Mehmet Emin Murat Bilgiç, bir süre önce beraberinde sakallı konuğu ile askerî taburun lokaline giderek yemek yemek istedi. Lokalden sorumlu asker yönetici, milletvekiline ‘Efendim buraya sakallı konukları alamıyoruz.’ uyarısında bulundu. Bilgiç, uyarıya sinirlenerek, ‘Ben milletvekiliyim, konuğumla burada yemek yiyeceğim. Burası Meclis, beni nasıl uyarırsınız?’ diyerek içeri girip oturdu. Lokal yöneticileri, yönetmeliği ayrım yapmadan herkese uyguladıklarını belirtmelerine rağmen Bilgiç’i ikna edemediler. Bilgiç, masaya oturdu ve siparişini verdi. Ancak lokalin asker yöneticileri, ikinci kez milletvekilinin yanına gelerek, ‘Size servis yapabiliriz; ama konuğunuza yapamayız.’ diye uyarıda bulundular.”

İnsan haberi okuyunca ister istemez aklına, zenci olmak, ayrımcılık, demokrasi, insan hakları, Avrupa Birliği gibi onlarca şey geliyor. Biliyorum bu yazıyı okuyunca alkışlayacak olanlar kadar, rahatsız olanlar, ‘ama’ ile başlayan cümleler kuracaklar, mail yazıp ülkenin elden gittiğini yazarak bir dolu vehim, paranoya ve karabasan kurgusu anlatacaklar da var. Ancak şu tabloya bakın lütfen. Sakin sakin, heyecanlanmadan, öfkelenip burnunuzdan solumadan... Yemek yahu, yemek! Sakallı birine yemek vererek rejim elden gitmez, giden başka şey olur. Akıl olur, vicdan olur, iz’an olur. Onların yerini komedi alır, trajedi alır.

Küçük oğlum, son günlerin popüler reklamını diline dolamış. Hani şu Mehmet Okur’un oynadığı Büyümix reklamı. Finalindeki sloganı söyleyip duruyor: ‘Sana yok, sen kazana düştün!’ Sanki o lokantadaki görevliler, sakallı konuğa öyle demişler gibi geldi bana: Sana yemek yok, sen kazana düştün! ‘Bir düşüm var’ isimli meşhur konuşmayı yapan Luther King’in bir cümlesi daha geldi aklıma: “Kuşlar gibi uçmayı, balıklar gibi yüzmeyi öğrendik. Ancak bu arada son derece basit bir sanatı unuttuk: Kardeşçe yaşama sanatını!”

Gerçekten de öyle değil mi? Bir yönümüzü -samimi olalım, olmayalım- Batı’ya dönmüşken, diğer yönümüz geçmişin karanlık ve hoşgörüsüz ırkçı kuytularına bakıyor. Sakallı olduğu için yemek vermiyoruz, başı örtülü olduğu için eğitim, bilmem neyi olduğu için ilaç... Bu kötümser tablo iyileşeceği yerde daha da koyulaşıyor, kararıyor. Yakında oksijen vermeme imkanları araştırılacak sanki!

Sana okul yok, sen kazana düştün. Sana yemek yok, sen kazana düştün, sana ilaç yok, kazana düştün: Rengin karardı!

“İnsan hayatı, önem verdiği olaylara karşı sessiz kaldığı gün bitmeye başlamıştır.” da diyor Luther. Türk insanının zencilik dönemi geçeceğine, sanki Kızılderililik akıbetine doğru gidiyor. Bazıları toplumun inanç, giyim-kuşam, ibadet özgürlüğünü -ki tüm bu bahsedilen alanlar meşhur kamusal kavramına giriyor- okuldan lokantaya, hastaneye, otobüse doğru derken yok etmeye götürüyor.

Bu karabasanda onlara yer yok; çünkü onlar topyekün kazana düştüler!


YORUMLAR :  0 Yorum yapıldı.
Yorum bulunamadı


YORUM YAZIN
Adınız Soyadınız
 
e-Posta
Verdiğiniz Puan
Yorumunuz
Beni Hatırla
Güvenlik Numarası
Güvenlik numarasını giriniz
Konular

Aklımda Kalanlar

Başımdan Geçenler

Kendime Notlar

Vizör

Kitaplardan

Isa'ya

Geliştirme

Kısa kısa
Diğer Yazılar
Se, se, sess deneme bir ki
Bak işte bunun için bir PS3 alabilirim!
Yasaklara karşı bir duruş ve Google IP'leri
Ne diyebilirim ki? Çok üzgünüm...
Usta olabilmek
hash hash
Haberlere karşılaştırmalı bir bakış için Haberdar.com
Unicode (utf-8) çevirim aracı
Uğur Böceği Terbiyecisi
Orası İstanbul, Konstantinapol değil.
SVN : Access denied: 'username' MKACTIVITY repository:
Ailenizin kahramanı
Mükemmel bir atlayış! Screenr.com *
Varchar(MAX) alanlar için veri girişi problemlerine bir çözüm.
Toplantı nasıl olmalı?
Son Yorumlar
ömer BEYTİMUR 04/09 14:33
Acemi askere notlar
timuçin aykanat 12/08 11:59
Sanma şâhım herkesi sen sâdıkâne yâr olur
timuçin aykanat 12/08 11:58
Sanma şâhım herkesi sen sâdıkâne yâr olur
ERKAN ÖZDEMİR 24/07 13:36
Sanma şâhım herkesi sen sâdıkâne yâr olur
vefa kılınç 16/07 11:42
Sanma şâhım herkesi sen sâdıkâne yâr olur
vefa kılınç 16/07 11:41
Sanma şâhım herkesi sen sâdıkâne yâr olur
CaN AKIN 14/07 22:05
Sanma şâhım herkesi sen sâdıkâne yâr olur
Hakan 10/07 22:46
Bak işte bunun için bir PS3 alabilirim!
Serkan Tütüncü 24/06 15:13
Sanma şâhım herkesi sen sâdıkâne yâr olur
Serkan Tütüncü 24/06 15:13
Sanma şâhım herkesi sen sâdıkâne yâr olur
Son Foto Yorumlar
alperen özel 31/07 07:52
Yeşil Türbe
enver kahraman 18/07 15:16
Atatürk'ün Evi
Halil 09/07 21:00
Yivli Minareli Cami
Halil 09/07 20:58
Yeşil Türbe
Halil 09/07 20:51
Üçüncü Ahmet Çeşmesi
Halil 09/07 20:49
Uludağ
Halil 09/07 20:47
Sümela Manastırı 2
Halil 09/07 20:46
Sultanahmet Meydanı
Halil 09/07 20:44
St.Antoine Kilisesi
Halil 09/07 20:42
Nemrut Dağı Kalıntıları
Yazarlar
Atakan Eser
Linkler
İncehesap
Korhan Erdem
10.cu Köy
Haberdar
Belediyeden.com
Hasan Özcan
Marketplace Dominator
Bisorusor Blog
Bisorusor
Erkyazılım
Basit Mevzular
Ahmet Kırtok
İdris Cin Blog
Erkyazılım Blog
Blog Arşivi
2010 (9)
Ağustos (1)
Haziran (2)
Mayıs (2)
Şubat (1)
Ocak (3)
2009 (28)
Aralık (3)
Kasım (3)
Ekim (2)
Eylül (1)
Ağustos (4)
Temmuz (2)
Haziran (1)
Nisan (1)
Mart (4)
Şubat (3)
Ocak (4)
2008 (59)
Aralık (8)
Kasım (7)
Ekim (8)
Eylül (3)
Ağustos (2)
Temmuz (2)
Haziran (4)
Mayıs (6)
Nisan (5)
Mart (6)
Şubat (4)
Ocak (4)
2007 (49)
Aralık (6)
Kasım (6)
Ekim (7)
Eylül (11)
Ağustos (3)
Temmuz (2)
Haziran (3)
Mayıs (1)
Nisan (3)
Mart (3)
Şubat (2)
Ocak (2)
2006 (19)
Aralık (1)
Kasım (1)
Ekim (6)
Ağustos (1)
Haziran (1)
Mayıs (3)
Nisan (1)
Mart (2)
Şubat (1)
Ocak (2)
2005 (24)
Aralık (1)
Ekim (5)
Eylül (1)
Ağustos (1)
Haziran (4)
Mayıs (2)
Nisan (2)
Şubat (6)
Ocak (2)
2004 (16)
Aralık (1)
Kasım (1)
Ekim (3)
Ağustos (1)
Mayıs (3)
Nisan (4)
Mart (1)
Şubat (2)
2003 (5)
Ekim (2)
Eylül (2)
Mayıs (1)
© 2003 - 2010 Kendime Notlar. Tüm hakları saklıdır.
Anasayfa | | Tavsiye Et
Bu sitede KolayBlog kullanılmıştır.