Anasayfa | 19.08.2009
  • Blog
  • Arşiv
  • Fotoğraflar
  • Bisorusor
  • Flickr
  • Friendfeed
  • Twitter
  • RSS'ten Paylaştıklarım
 
Kâinatın Efendisi ve "Medeniyet"in askerleri
03.05.2004 - 22:23 | Atakan Eser  | Sevdiğim Yazılar  | 0 Yorum |  Tavsiye Et
Ali Ünal - Zaman - (03.05.2004)

Kâinatın Efendisi ve ‘Medeniyet’in askerleri

İmam-hatipte okurken, Ali Gümrah isimli tarih hocamızın, her zaman dün söylenmiş gibi hatırladığım bir değerlendirmesi olmuştu: “Osmanlı Devleti’nin çöküşe yöneldiğini gösteren asıl belge, 1571 yılında Kıbrıs’ın fethinde düşman ölülerine uygulanan müsle (kulak, burun gibi organların kesilmesi)’dir. İslâm, bunu yasaklamıştır. O tarihe kadar uyulan bu yasağın artık çiğnenmesi, İslâmî kaidelerden sapılmaya başlandığının, dolayısıyla da devletin çöküşe yöneldiğinin bir işaretiydi.”

İslâm, bir değerler dinidir ve Müslüman, bu değerlere uyduğu nisbette başarılı olur. Kaldı ki, her halükârda dünyada başarılı olmak da hedef değildir; ama hayatı İslâm’ın değerlerine göre tanzim, başarıyı kendiliğinden getirir. İslâm, savaş esirleri konusunda da, tarihte ilk defa, istisnalar ve istisnaî şartların mecbur bıraktığı uygulamalar dışında, onların ya fidye karşılığı veya karşılıksız salınması esasını vazetmiştir. İlk döneminde Arap Müslümanlar eliyle temsil ve tebliğ edilip, büyük bir coğrafyaya yayılan İslâm, o emsalsiz medeniyetini fethedilen ülkelerin, Müslüman evlerde terbiye görmüş, yani esirken azat edilmiş insanları eliyle gerçekleştirmiştir. Ashab-ı Kiram’a tâbi olanlar manâsında Tabiîn, bu ikinci nesle tâbî olanlar manâsında Tebe-i Tabiîn diye anılan bu kutlu nesillerde maneviyat ve ilimler alanında öne çıkan en büyük zatların kahir ekseriyeti, mevâlî denilen azat edilmiş bu insanlardı. Bunun nasıl gerçekleşebildiği konusunda 9-10 asırlık bütün bir tarih misal teşkil etmekle birlikte, sadece tek bir hadise fikir vermeye yeter:

(İslâm’ın ilk yayılış döneminde) Müslüman askerler, Humus’a Heraklius’un büyük bir orduyla gelmekte olduğu haberini alınca şehri boşaltmaya karar verdiler ve Hıristiyanlarla Yahudilerden oluşan yerli halktan topladıkları koruma vergisini iade ederek, şöyle dediler: “Biz bunu, sizi korumamız karşılığında toplamıştık. Fakat şimdi, sizi koruyabilecek durumda değiliz.” Halk, kendilerine şu mukabelede bulundu: “Sizin idarenizi, düşeceğimiz işkence ve zulüm şartlarına her zaman tercih ederiz. Yardımınızla düşmanı püskürtebiliriz.” Diğer şehirlerin halkı da aynı şekilde davrandı. Neticede Müslümanlar galip geldi ve halk, şehirlerinin kapılarını Müslüman askerlere açıp, güle oynaya onları karşıladı. Sonra, vergilerini de memnuniyetle verdiler.” (İnsan Yayınları arasında çıkan, İngilizceden tercüme İslâm’ın Yayılış Tarihine Giriş adlı eser, bu konuda mutlaka okunmaya değer.)

Müslümanlardaki bütün bu vasıflar, Allah Rasûlü’nün (sas) asırlara aşıladığı İslâmî ruhtan kaynaklanıyordu. Âlemlerin Fahrı olan O Zât-ı Muallâ hakkında meşhur Fransız tarihçisi Lamartine şöyle yazar:

“Dünyada başka hiç kimse, önüne O’nunkinden daha büyük bir hedef koymamıştır: Allah’la insan arasına sokulmuş bâtıl inançları ortadan kaldırmak, maddî ve çarpıtılmış ilâhlar kaosu arasında kutsal ilâh kavramını yeniden yerleştirmek. Dünyada başka hiç kimse, bu kadar zayıf vasıtalarla insan gücünün bu kadar ötesinde bir işe girişmemiştir ve başka hiç kimse, böylesine büyük ve kalıcı bir ikinci inkılâbı gerçekleştirmiş değildir. Eğer gayenin büyüklüğü, vasıtaların azlığı ve neticenin şaşırtıcılığı insan büyüklüğünün üç ölçüsüyse, Muhammed’le kim karşılaştırılabilir? O, (elindeki) Kitab’a dayanarak, her dil ve her ırktan insanlardan bir ma’nâ ümmeti çıkarmış, bize sahte ilâhlardan nefreti ve gayr-ı maddî Bir Allah tutkusunu bırakmıştır. Arzın üçte birinin bu inanca teslim olması, O’nun bir mûcizesidir. Fikirlerin filozofu, hatibi, elçisi, ortaya koyucusu, cenkçisi ve fâtihi; tasvir, timsal ve heykelleri olmayan bir dinin ve yirmi dünyevî ve bir manevî devletin kurucusu Muhammed. İnsan büyüklüğünün tespitinde kullanılan bütün ölçüler içinde soruyoruz: O’ndan daha büyüğü var mıdır?”

Bugün, “medeniyet”in askerlerinin Irak’ta çizdikleri ve yaklaşan ABD seçimleri adına medyaya yansıtıldığı için kendisinden haberdar olabildiğimiz iğrenç tablo, maskeli medeniyetin gerçek yüzünü ve cinsellik temelinde insana, hayata bakışını ortaya koyan tablodur. Ama kahredici olan, bu tabloyu çizenlerin ve medeniyetlerinin savcı ve hakim, diğer taraftakilerin ise sanık sandalyesinde oturuyor olmasıdır.

Yazının Orjinali


YORUMLAR :  0 Yorum yapıldı.
Yorum bulunamadı


YORUM YAZIN
Adınız Soyadınız
 
e-Posta
Verdiğiniz Puan
Yorumunuz
Beni Hatırla
Güvenlik Numarası
Güvenlik numarasını giriniz
Konular

Aklımda Kalanlar

Başımdan Geçenler

Kendime Notlar

Vizör

Kitaplardan

Isa'ya

Geliştirme

Kısa kısa
Diğer Yazılar
Se, se, sess deneme bir ki
Bak işte bunun için bir PS3 alabilirim!
Yasaklara karşı bir duruş ve Google IP'leri
Ne diyebilirim ki? Çok üzgünüm...
Usta olabilmek
hash hash
Haberlere karşılaştırmalı bir bakış için Haberdar.com
Unicode (utf-8) çevirim aracı
Uğur Böceği Terbiyecisi
Orası İstanbul, Konstantinapol değil.
SVN : Access denied: 'username' MKACTIVITY repository:
Ailenizin kahramanı
Mükemmel bir atlayış! Screenr.com *
Varchar(MAX) alanlar için veri girişi problemlerine bir çözüm.
Toplantı nasıl olmalı?
Son Yorumlar
ömer BEYTİMUR 04/09 14:33
Acemi askere notlar
timuçin aykanat 12/08 11:59
Sanma şâhım herkesi sen sâdıkâne yâr olur
timuçin aykanat 12/08 11:58
Sanma şâhım herkesi sen sâdıkâne yâr olur
ERKAN ÖZDEMİR 24/07 13:36
Sanma şâhım herkesi sen sâdıkâne yâr olur
vefa kılınç 16/07 11:42
Sanma şâhım herkesi sen sâdıkâne yâr olur
vefa kılınç 16/07 11:41
Sanma şâhım herkesi sen sâdıkâne yâr olur
CaN AKIN 14/07 22:05
Sanma şâhım herkesi sen sâdıkâne yâr olur
Hakan 10/07 22:46
Bak işte bunun için bir PS3 alabilirim!
Serkan Tütüncü 24/06 15:13
Sanma şâhım herkesi sen sâdıkâne yâr olur
Serkan Tütüncü 24/06 15:13
Sanma şâhım herkesi sen sâdıkâne yâr olur
Son Foto Yorumlar
alperen özel 31/07 07:52
Yeşil Türbe
enver kahraman 18/07 15:16
Atatürk'ün Evi
Halil 09/07 21:00
Yivli Minareli Cami
Halil 09/07 20:58
Yeşil Türbe
Halil 09/07 20:51
Üçüncü Ahmet Çeşmesi
Halil 09/07 20:49
Uludağ
Halil 09/07 20:47
Sümela Manastırı 2
Halil 09/07 20:46
Sultanahmet Meydanı
Halil 09/07 20:44
St.Antoine Kilisesi
Halil 09/07 20:42
Nemrut Dağı Kalıntıları
Yazarlar
Atakan Eser
Linkler
İncehesap
Korhan Erdem
10.cu Köy
Haberdar
Belediyeden.com
Hasan Özcan
Marketplace Dominator
Bisorusor Blog
Bisorusor
Erkyazılım
Basit Mevzular
Ahmet Kırtok
İdris Cin Blog
Erkyazılım Blog
Blog Arşivi
2010 (9)
Ağustos (1)
Haziran (2)
Mayıs (2)
Şubat (1)
Ocak (3)
2009 (28)
Aralık (3)
Kasım (3)
Ekim (2)
Eylül (1)
Ağustos (4)
Temmuz (2)
Haziran (1)
Nisan (1)
Mart (4)
Şubat (3)
Ocak (4)
2008 (59)
Aralık (8)
Kasım (7)
Ekim (8)
Eylül (3)
Ağustos (2)
Temmuz (2)
Haziran (4)
Mayıs (6)
Nisan (5)
Mart (6)
Şubat (4)
Ocak (4)
2007 (49)
Aralık (6)
Kasım (6)
Ekim (7)
Eylül (11)
Ağustos (3)
Temmuz (2)
Haziran (3)
Mayıs (1)
Nisan (3)
Mart (3)
Şubat (2)
Ocak (2)
2006 (19)
Aralık (1)
Kasım (1)
Ekim (6)
Ağustos (1)
Haziran (1)
Mayıs (3)
Nisan (1)
Mart (2)
Şubat (1)
Ocak (2)
2005 (24)
Aralık (1)
Ekim (5)
Eylül (1)
Ağustos (1)
Haziran (4)
Mayıs (2)
Nisan (2)
Şubat (6)
Ocak (2)
2004 (16)
Aralık (1)
Kasım (1)
Ekim (3)
Ağustos (1)
Mayıs (3)
Nisan (4)
Mart (1)
Şubat (2)
2003 (5)
Ekim (2)
Eylül (2)
Mayıs (1)
© 2003 - 2010 Kendime Notlar. Tüm hakları saklıdır.
Anasayfa | | Tavsiye Et
Bu sitede KolayBlog kullanılmıştır.