Kitap fuarından biraz erken dönüp, bir kaç gündür bahsedilen ışık Boğaz'da ışık şölenine yetişmek istiyordum. Ama Beylikdüzünden geri dönmeyi becerememle beraber kendimizi Büyükçekmece'de bulmamız bir oldu :) Mimar Sinan'ın meşhur köprüsünün aydınlatılmış, gel beni seyret diyen halini görmek bu sayede nasip oldu. Bunu görmemiz gerektiği için herhalde buraya kadar gelmiş olduk deyip, bir köprü üstünden Bakırköy yoluna revan olduk.
1 saat kadar gidip Bakırköy'e sinir harbinden yorgun bir şekilde parkedip, akşam yemek üzere Bereket'e yerleştik. Meliha Melis bebeğe hoşgeldin (maşaallah, Allah analı babalı büyütsün.amin.) ziyaretine yetişmek için biraz atıştıralım derken, Bakırköy Bld.sinin havai fişek gösterisi başladı. Başta çekmiyim dedim ama son ana doğru dayanamayıp bir kaç kare çekebildim.
Havai fişek bitti hadi ziyarete derken, İstiklâl marşımızın başlaması ile yüzlerce kişi gibi yolun üstünde (Bakırköy tren yolunun üstündeki köprüde durursanız alttan tren geçtikçe sallandığını görebilirsiniz.) Bu görevide tamamlayıp ziyaretimizi yaptıktan sonra eve dönüş yoluna koyulduk. Allah'tan dönüş yolu açıktı, yine de bizim köprüye varmamız 22:30'u buldu.
Köprüyü karartmışlar mı? Bak yanına renkli birkaç ışık koymuşlar derken, o bir kaç ışığın 20-30 tane dev spot olduğunu, ona cevap veren Sarayburnu, Dolmabahçe, Paşalimanı, Kızkulesi spotları ile beraber ortalığın şenlendiğini görüp, rotayı Üsküdar sahile çevirdik. Zihnimizde güzel ışıklar altında muhteşem boğaz ve makinamızda 90-100 kare kaldı.