[4.Ekim.2003]
İşe geldim, notbuğun adaptörünün elektrik ucunu takmamla beraber "çıt" diye bir ses
geldi ve adaptor çalışmaz oldu. elektrik giren tarafı koklayınca hafif bir yanık kokusu da geliyordu. Hp Kozyatagi merkezine gittim hemen;
"Kac gün sürer tamir ?" dedim,
"Bu çalışmıyoruz pazartesi adaptöru gönderebiliriz ama notebook u da göndermemiz
lazım" dediler.
"Notebook niye isteniyor?" dedim. Kurallar oyle imis. Hani büyük firmalar ya, millet araba kaza yapınca geçici araba verir, bunlar tüm işimi yürüttüğüm sağlam makinayı da elimden alacaklar, hemde minimum 4-5 gün tamir süresi ile. Yani 1 hafta kapalıyım, gelde müşterilere anlat durumu .
"Yenisi ne kadar" dedim , yaklaşık 60 USD imiş, kdv ekle , TL ye çevir kafadan gitti 100 milyon, hemde kıytırık bir adaptor için.
"Başka adaptör olur mu ? " dedim, "voltajını tutturursanız olur" dedi.
İşleri halledip Yazicıoğlunun oraya yollandım, arkadaşın oraya gidip adaptöru verdim yaklaşık 1 saat sonra yapılmış olarak geri geldi. Maliyeti 30 milyon imiş.
Aldım evin yolunu tuttum. Aksam düzgün çalıştı, makinayı açık bırakıp yattım bir güzel uyudum .
[5.Ekim.2003]
Sabah kalktım, makinayla bir iki uğraştım, email bakıp afm deki filmleri öğrendikten, sonra Carrefoura alisverişe gittik. Alışveriş, sinema (Bady Boys 2) derken gelme saati 15:30 u buldu. Geldim baktım ki monitor çalışmıyor, makina suspend olmuş. Haydaa dedim ne oluyor? Meğer sigorta atmış, onu kaldırdım monitor geldi ama makinanın adaptor gene gelmedi. Kızdım kendimce, heralde düzgün yapamadılar diye.
[6 Ekim 2003]
Sabah ilk işim firmaya gitmeden HP kozyatağına gitmek oldu. Eleman bu seferde bir öncekinin aynılarını dedi. Üstelik merkez açılmadığı için (saat 9:00 da açılacakmış ) stokda varmı yokmu bilmiyor. Sonra merkezin kartını alınca anladım ki firma Hp değil Data Market imiş.
Kartlarını alıp iş yerine geldim. Telefon ettim, satış kısmı 2-4 hafta arası elimizde olur stokda yok dedi. Teknik kısım tamiri zor olur sıfırını alın dedi. İyi de bu nasıl iş desem de sipariş vermişiz gelecek mallar içinde var en az iki haftaya elinizde olur dendi. Eh deyip kapadım.
Sırada HP var, onları da aramak lazım. Her ne kadar sattıkları ürüne destek vermekde "sıfır" olsalarda sormak lazım. Tabi aptal kafam bir önceki seferde (ram alma hadisesi) dersini alamadığı için aradım ve bu sefer ciddi aldım dersimi. Ders nemi ? "HP Türkiye'den bişey alanı ... "
Sırayla 3 kişiye aktarıldıktan sonra bir adet sorumluya ulaşabildim. Ama sorumlununda cevabı data marketinkinden farklı değildi .
HP : "2-4 hafta arası gelir, stokta yok. Fiyatı 47 USD + KDV "
AE : "Bakın bu development makinası, 4 hafta iş yapmaması olabilir mi? Bir çözümünüz yokmu?"
HP : "Servise getirebilirsiniz, 12 günde teslim olur. onunda fiyatı 47 USD + KDV "
AE : "Bu nasıl işe, milletin arabası bozulunca altına araba verirler siz bir adet adaptor bulmaktan yoksunsunsunuz"
HP : "Servis var, kızmayın vs vs"
AE : "Kızarım tabi, daha öncede aynısı yaptınız gene yapıyorsunuz. Çözüm sunmuyorsunuz vs. vs. "
Olay yaklaşık bu şekilde gelişti, bu HP adam olmaz teorimin, teori değil ispatlanmış bir kanun olduğunun açıklaması artık bana göre.
Bu arada Kadıköydeki arkadaşa durumu ilettim gel hallederiz dedi. Gittim, elektronikçi elemana yollandı, bir süre sonra da ben gittim adamın yanına. Meğer bizim adaptorün kondansatörü anlık aşırı yükden dolayı patlamış . 400 v lik kondasatör patladığı için adam nerede oturduğumu bile sordu.
Allah'ran evdeki diğer cihazlar zarar göremedi. 6 milyonluk ek masrafla adaptör halledildi ama herşeyi gene kendimiz çözdük. HP satarken var , destek aşamasında yok...
Evdeki ups in çıkışına 3 lü priz ayarlayıp tüm bilgisayar parçalarını onun üstünden çıkarmak da şart oldu böylelikle...