
Sevgili Murat Buyurgan'ın yazısında gördüm. Artık Altın Örümcek ödüllerini dağıtan jürinin ajansları ve müşterileri yarışamayacakmış.
Sonunda olması gerekeni görüp doğru bir adım atmışlar. Jüriye ait ajansların ve müşterilerin yarışmaya girmesinin kabul edildiği bir organizasyona nasıl yarışma denebilir ve tarafsız olduğu söylenebilirdi ki?
-Kimler katılıyor yarışmaya abi?
-Sen ben bizim oğlan...
Belki bu yıl itibari ile "Altın Örümcek" gerçekten bir yarışma olur ve danışıklı döğüş görüntüsünden kurtulur.
- Jürilerin bağımsızlığı
- Başvurunun ücretli olması
- sponsor desteğine gerek kalmadan bağımsız bir değerlendirme sistem kurulması
- jürilerin sayısının artması
- jürilere azda olsa verdikleri hizmet dolayısıyla ücret ödenmesi
- Jürileri sektörde deneyimli ve yetkin kişilerden oluşması
gibi önerilerde bulunabilirim.
şimdiye kadar altınörümcek yarışmasına "bağımsızlığı" konusunda çekincelerimizden dolayı katılmamıştık. Bu güzel haberlerden sonra artık bizde şansımızı deneyebiliriz.
Altın örümceğin dışarıdan bakan profesyoneller arasında değerinin çok düşük olduğunu düşünenlerdenim. Bunun başlıca sebepleri arasında jüri-katılanlar-kazananlar ilişkisi yatıyor.
Dediğiniz gibi bu dışarıdan görülen hali. Lakin şimdiye kadar neden bunu düşünüp bu kuralı koymadılar anlayamıyorum. Jüri ne kadar adil ve tarafsız karar verse de insanların bundan şüphe duyması çok normal değil mi?
Sevgilerle
Bundan önceki üç yarışmada da juri olarak yer aldım. Açıkçası danışıklı döğüş veya Doruknet'in sonuçlara herhangi bir etkisi kesinlikle yok.
Sonuçlar tartışılabilir. Ama hiç bir kuruluşa Doruknet tarafından itimas geçilmesi söz konusu değil.
Ama dışardan bu görüntünün oluşmasını da gayet doğal karşılıyorum.
Yazınızda bloğuma bağlantı verdiğiniz için teşekkürler..