"Demokrasi" diyeceksin, "Cumhuriyet" diyeceksin, Cumhuriyet adı altında komünizmi savunanların elebaşısı olduğu bir eylem yapacak, yüzbinleri oraya çekeceksin, Şeriat'ın ne olduğunu bile bilmeden yavan bir kullanımla Şeriat'a karşıyız deyip, Çanakkale ruhunu reddeden bir organizatörün ev sahipliğinde Çanakkale türkü söyleyeceksin, izleyen kişiye "Bu ne yaman çelişkidir?" dedirteceksin.
Onun yanında başı kapalı bir eylemci teyzeyi kamera karşısına alıp
- "Neden burdasın?" diyeceksin,
- "Cumhuriyeti kurtarmak için" olduğunu öğrenip,
- "Çankaya'da türbana hayır eylemindesiniz sizin de başınız kapalı , ne diyorsunuz buna?" diye sorup, teyzeden
- "ık mık onlar türbanı alet etmişler, benimki de türban ama" gibi garaip bir cevap alıp başka bir görüntüye zıplayacaksın.
İzleyiciye kalan ise "teyze, yarıp da kalbine mi baktın alet etmiş diyenin?" demek düşecek.
Bir tane devrimci türkücüyü sahneye çıkartacak, onun devrim söylemlerine de bayrak sallayan gazileri ekleyeceksin, yahu kimsin nesin ne için ordasın, o yaşında gördüğün onlarca müdahaleye karşı kimi nereye göreve çağırdığının farkındamısın amcacığım diyeceğim, gazi ünvanının ulvi anlamı nedir sorusuna cevap bekleyeceğim.
Eve geliş gördüğüm binlerce kişinin xtv de "milyonlar Cumhuriyete sahip çıktı" deyişlerini izleyip, eylemcilerin genel profilini görüp, krizden medet uman kıskançlar zümresinin kendi kendilerine gaz vermelerini gördükten sonra televizyonu kapatıp;
"buna sebep olanların, nifak tohumlarını umarsızca saçanların, büyümüş krizin, yıkılan demokrasinin, yıkılan bir hükümetin ekonomik anlamda neye mal olacağını bile anlayamayan, karşıdakinin fikrine saygılı olmak konusunda karşı fikre ufacık pay vermeyenlerin yarın yorgan gittiğinde, peşinde oldukları, bir makamları, bir koltukları, alacak bir maaşları olmadığını farkettiklerinde acaba aklı başına gelecek midir?"
diyecek ve ülkemi kurtarmayı eylem meydanlarında arayanları Allah'a havale edecek, işime bakacağım.
Ortada tek bir sorun var oda hazım sorunu. Mitingte Türkan Saylanın konuşmalarını dinlerken aklıma 300 spartalı filmi geldi.
Çocuklarını doğduklarında şekillerine bakıp beğenmediklerini şehir çöplüğüne atıp açlıktan ölüme terkeden insanların acımasızlığı karşısında ürpermiştim. İnsanlar bu kadar insafsız bu kadar hazımsız olabilir mi demiştim içimden.Ve çok şükür ki şuanda böyle şeyler yok diyede kendimi teselli etmiştim. taa ki türkan saylanın konuşmasını dinleyene kadar!
Bir insanın elbisesine bakılarak o insan bu kadar aşağılanabilir mi?
Hayatında bu güne kadar hep barışı, insanı sevmeyi , ona değer vermeyi anlatan bir insan için bu kadar kin kusmak niye?
Yok dedim 300 spartalı eskiden değilmiş, bugunde yaşıyorlar. Belki türkan saylan da 301. spartalı dır. Cumhurbaşkanlığına aday olsun ve istedikleri gibi cumhurbaşkanını halk seçsin.Görelim bakalım ozaman kaç kişisiniz? Bu iş meydanlarda "kaç kişiyiz say!" demeye benzemez.
Arşın ordaysa devenin hası burda..
buyurun bakalım....
Bizim atalar boş atmaz. Ne demişler: Keser döner - sap döner, gün gelir HESAP döner!
Selam ile...
Mehmet D.