Elveda

Geçtiğimiz yıl Ramazan'a girerken Dalga Dalga Huzur demiştim, bu yıl ise girişi değil gidişi konu alarak Elveda...

Dün öğlenden yaklaşık gece yarısına kadar bir foto-gezisi yaptık. 2 kişi idik ama çok güzel oldu. Epeydir yürümediğim kadar yürüdüm, görmediğim sokakları gördüm.

Günün güzel yanlarından birisi de teravih'te Sultanahmet'te olmamız idi. Her zamanki gibi huzur dolu bir ortamda, biraz da foto çekmenin hevesi ile geceyi geçirdik. Son teravih idi, orası nasib oldu. Rabbim bizi bu ayda affolup, bayram'a bayram yapacak şekilde kavuşan kullarından eylesin. amin.

...
Ramazan her birimize inceden inceye hissettiriyor hayatın gerçek olan taraflarını. Fâniyât ve zâilâtın hiçlik ve yokluk acılarını ruhumuza içirerek bizi terk edip gidişini... Sabırlı davranıp, iyice ihtiyaç duyunca yediğimiz nimetlerin aslında ne kadar leziz olduğunu... İsraf ve damak tadıyla sınırlı alışkanlıkların o lezzetleri nasıl da hissedilmez ve farkına varılmaz hale getirip, sıradanlaştırdığını... Tabii ki, sıradanlaştırmanın da şükrü öldürüp, nankörlüğü yaygınlaştırdığını...

Ama nefis var işte...

Mevlânâ'nın dediği gibi "Nefis sinek gibi bulaşık kaplara konmaktan hoşlanmasaydı, göklerde pervaz eden Zümrüdüanka olurdu."

Nefsten Zümrüdüanka çıkarma imkânı varsa o da bizim vazifemiz olsa gerek. Nefis elimizden tutup bizi uçuracak değil ya!
...
Hamdullah Öztürk, Zaman

YORUMLAR

Daha önce yorum yapılmamış

YORUM YAPIN

Konular

Aklımda Kalanlar

Başımdan Geçenler

Sevdiğim Yazılar

Isa'ya

Kendime Notlar

Vizör

Kitaplardan

Diğer Yazılar

Son Yorumlar

Yazarlar

Linkler

Blog Arşivi