"All units stand by for details on a possible code six" Bu cümle ile az gece harcamamıştık Hakan'la. Yeniden duymak heyecan verici. Belki bu sefer bir konsol alır tadına tam varırım...
Sitesine buyrun Need For Speed Hot Pursuit
Hakan, sen de al :)
Çok uzun yazmaya gerek yok, 2 yıldır devam eden YouTube yasağının işgüzar bir hareketle Google'ın diğer hizmetlerine de yansıması ile sansürcü sıfatımızı ülke olarak bir kademe daha atlamış oldu.
Buna karşı bazı STK hareketleri başlatılmış olsa da en büyük yardımı üst kademelerden beklemek lazım (açıkcası bu konuda umutluyum, süre alacak olsa da). Yasa izin verdiği, mahkemeler de bu tür konularda işi bilmeyenlerden bilirkişi hizmeti aldıkları, karar verici hakimlerin konuya tam anlamı ile "Japon" oldukları sürece bir yere varılamayacağı aşikar. Uygulama makamları konuyla ilgili eğitim almalı ve bunun için bilişim suçları ihtisas alanına özgü hakim/savcı/avukat olmalı . (Bu belki kısmen olabilir ama verimli bir yapı oluşturulmalı) Bunlarla beraber ilgili yasa düzenlenmeli, içeriğin kaldırılması sağlanıp, tüm bir yapıyı kapama gibi saçma bir mantıktan uzaklaşılmalı. Bu da ifadelerin biraz daha net olması i sağlanabilir.
Diğer bir konu daha var ki İnternet ve Bilişim ile birebir ilgili bakanlık olmasa bile müsteşarlık seviyesinde bir yapı oluşturulması (mümkünse Ulaştırma bakanının altında olmasın) ve bu sayede üst birvizyon çizilmesi gerekliliği. Teknoloji ve internet bu kadar hayatımıza girmişken bunu Ulaştırma bakanlığı gibi ana işi "yol" olan bir kurumdan beklemek fazla iyimserlik oluyor.
Bu arada hukuki süreci beklerken canınız çok sıkılmasın diye alttaki IP'leri host dosyanıza girerek Google'ın kesintiye uğrayan hizmetlerine ulaşabilirsiniz.
74.125.43.103 docs.google.com
74.125.43.103 translate.google.com
74.125.43.103 code.google.com
74.125.43.103 pages.google.com
74.125.43.103 video.google.com
74.125.43.103 translate.google.com.tr
74.125.43.103 docs.google.com
74.125.43.103 sites.google.com
74.125.43.103 books.google.com
74.125.43.103 chrome.google.com
74.125.43.103 sketchup.google.com
74.125.43.103 froogle.google.com
74.125.43.103 labs.google.com
74.125.43.103 mars.google.com
74.125.43.103 moon.google.com
74.125.43.103 notebook.google.com
74.125.43.103 toolbar.google.com
74.125.43.103 browsersync.google.com
74.125.43.103 catalog.google.com
74.125.43.103 codesearch.google.com
74.125.43.103 dir.google.com
74.125.43.103 earth.google.com
74.125.43.103 groups.google.com.tr
74.125.43.103 shopping.google.com
74.125.43.103 sky.google.com
74.125.43.103 support.google.com
74.125.43.103 tools.google.com
74.125.43.103 wap.google.com
74.125.43.103 answers.google.com
74.125.43.103 google-analystics.com
72.14.213.136 khm0.google.com
72.14.213.91 mt0.google.com
72.14.213.136 khm1.google.com
72.14.213.136 mt1.google.com
72.14.213.93 lh4.ggpht.com
74.125.53.139 gg.google.com
72.14.213.93 kh.google.com
72.14.213.103 maps.google.com
72.14.213.113 auth.keyhole.com
Kaynak: http://www.google.com.tr/support/forum/p/gmail/thread?tid=591aad59e4296e0a&hl=tr
Kesinlikle bir gönderme olmayan bir yazı bu. Ne alt bir ajandası var ne birilerine gönderme tutkusu. Başlık ise alttaki maili yazanın ilk cümlesinden alıntı.
Aslına bakarsanız uzunca bir süredir dökümanlarım arasında bulunan, artık topluma kazandırayım da sileyim diye düşündüğüm bir ekran görüntüsü. (Bir ihtimal failblog gibi biryerden dönüp dolaşıp bana gelmiştir, ötesini de sormayın. Herhalde avukatımın bunun için sizi aramasını istemezsiniz değil mi? :)
Çevirisi yok ama kendisine ait olmayan bir şey üzerinde hakkı varmış gibi, malın gerçek sahibine kafa tutmayı maharet bilen küçük bir adamın hikayesi olarak özetleyebiliriz.
Bir süredir arabam yolda giderken birden bire gazı kesiyor ve "usta tabiri ile" yığılma yapıyordu. Şöyle düşünebilirsiniz; 120 ile giderken birden ayağınızı gazdan çekiyorsunuz ve araç anında 80'e iniyor. Arkadan gelen araçlar ise birden dibinizde bitiveriyorlar. Özellikle otoyol ve ışık sonrası kalkışlarda oldukça sıkıntılı anlar yaşanmasına sebep oluyor. Demedi demeyin.
Yakıt almadaki bu problemi karbüratörlü araçlarda pislik gelmesi gibi birşey diye yorumlayıp geçer belki diye boşuna ümit etmişim. Geçen gün Mustafa ile sanayiye gittik, aklımdaki ilk şey LPG sistemi ile alakalı olduğu idi, 2 yere sorunca 3. yerde bizim marka LPG ustasını bulduk. Bilgisayarda kontrol etti, beraber tur attık, "abi" dedi, "bunun sorunu elektrik ile alakalı, LPG sistemi iyi çalışyıor. Endüksiyon bobininden olabilir, sen bunu şuradaki Toyota'cı Adil ustaya göster"
Kalktık, Adil ustaya gittik, beraber bir tur attık, "bunun sorunu bobinden" dedi. Elektrik sisteminde kesinti olduğu için araba yığılıyor ama bunu gidip serviste yaptırırsan bobini garantili takarlar daha iyi olur dedi. Tahmini rakam ise yalan olmasın 300 civarı olurmuş.
İyi dedik, ayrıldık. Mustafa "abi servisten önce başka bir ustaya da göstermekde fayda var, benim ustalara bir gidelim mi?" diye teklif edince, kabul ettim. Tek başıma olsam sormam ama söz dinleyesim geldi.
Ustaya uğradık, beraber tur attık, "bu Endüksiyon bobinden olabilir" dedi :) Bir ihtimal buji kablolarından da olabilirmiş. Toyota parçacısına uğradık, parçacı "ben hiç görmedim bu modellerde bobin arızası" diyerek ortaya yeni bir tez koyuverdi. Onu biraz kınasa da denemek için bir set kablo aldık. Usta araçla biz yayan dükkana döndüğümüzde, ileri geri manevra yapıyorlardı. "Bu" dedi, "geri giderken kesilme yapmıyor, sadece ileri giderken yapıyor, kesin LPG takılırken bir kablo açık kalmıştır, öne gidince kablo sıkışıyor ve şase yapıyor, bak gör!"
Aracı aldılar dükkana, abi kardeş kabloları çekip bırakmaya başladılar, 1-2 dk geçti geçmedi "bak işte!" sesi geldi. Hakikaten bir kablo sıyrılmış, onu bantladılar ve tüm sorun düzeldi.
Diğer ustalar da usta idi ama geri gitmeyi hiç düşünmemiş yahut geri gitseler de farkedememişlerdi. Yaşadıkları bu tür sorunlarda genel problem bobindi ve onu öne çıkarmışlar, gerisini öngörememişlerdi. Son usta ise, sorunun genel tespitini yapmış, elektrik kesintisi olduğundan hareketle, ihtimalleri değerlendirmiş, sonrasında tecrübesini konuşturarak hedefi 12'den vurmuştu. Aklıma "çekici nereye vuracağını bilen usta hikayesi" geldi. Neyseki bizim çekiç bedeli 20 TL imiş.
Profesyonel olmak kolay, lakin bizler işimize ne kadar hakimiz? Ve ne kadar ustayız? Zor olan ise bu sorulardaki olması gereken cevabı verip, çekici yerine vuran usta olabilmek.
Not :Bu yazı, aynı zamanda firma bloğumuz olan http://blog.erkyazilim.com.tr'da da yayınlanmıştır.
Geçtiğimiz günlerde (1 ayı geçmiş) kodlar arasında uğraşırken, URL'den gelen bir istekle sayfanın bir yerine odaklanıp birşeyler yapma ihtiyacı doğdu. Aslında bu uzun zamandır web dünyasında kullanılan bir yöntem idi ama ihtiyaç olunca kullanmak gibi bir adetim var.
Bir ürün sayfanız olduğunu düşünün, sayfadaki bir kullanıcı yorumunu arkadaşınızla paylaşmak istiyorsunuz. Bir link verdiğinizde, ürün detay sayfasına gelince, ziyaretçinin direk ürün yorumlarına odaklanmasının da iyi olacağını düşünüyorsunuz. Bu durumda yapmanız gereken linkin sonuna "hash" dediğimiz # işareti eklenmiş bir kelime koymanız (hashtag) ve sayfa kodu içinde javascript ile kontrol bunu etmeniz.
Hash dediğimiz şey aslında bildiğiniz # (diğer bir tabirle diyez/daha bir diyer deyişle kare) işareti. Bir kelimenin önüne eklendiğinde ise Hashtag ismini alıyor. (Örneğin #yorum ) Link olarak şöyle kullanılabilir: http://sitenizin.adresi.com/sayfa.linki.html#hedefkelime
Javascript'ten nasıl erişirim?
var docHash = document.location.hash;
if (docHash=="#hedefkelime"){$("a[select='Yorumlar']").click();}
Burada, document.location.hash isteği URL den gönderdiğiniz hash (#) li parametreleri size veriyor. Tek parametre gönderdi iseniz yukarıdaki gibi kullanabilirsiniz. Eğer birden fazla parametre yollarsanız var param1 = docHash.split(‘#')[1] şeklinde kullanımları düşünmelisiniz.
not : $("") tarzı yazım jQuery kullanımıdır.
not 2 : docHash'i aldıktan sonra, içi dolu mu boş mu, var mı yok mu diye docHash.length() ile kontrol etmekte de fayda var.
Haber okurken aklımıza "bu olaya başkaları nasıl baktı acaba?" sorusu mutlaka gelmiştir. Gündemin rüzgar gibi geçtiği bazen de fırtınalar estirdiği bir coğrafyada, gündemi sebebi her ne olursa olsun farklı olarak işleyen medya elemanlarına rastlamak kaçınılmaz. En nihayetinde herkesin bir bakış açısı ve dünya görüşü var değil mi?
Haberdar.com ekibi bu ihtiyacı görmüş olacak ki, bize karşılaştırmalı haberler diğer adıyla "Medya Penceresi" isminde bir yapı tasarlattılar. Son günlerde de oldukça seri bir şekilde bu özelliği kullanıyorlar. Ana fikir, "bir haberi farklı farklı kaynaklar nasıl gördü?", "üstüne eklemeden çıkarmadan en hızlı okuyucumuza nasıl ulaştırırız?" idi, bunda da oldukça başarılı gidiyorlar. Örneğin:
Geçtiğimiz haftalarda bunu anlatan mini (10 saniye) bir video çekmiştik, ona bir göz atmanızı tavsiye ederim. Gündeme bakışınız değişecek ve bence bağımlısı olacaksınız :)
Haberdar.com'un farklılık oluşturan özelliklerine ait diğer videolar da ilginizi çekebilir:
Gece gece bir işle uğraşırken UTF-8 çevirici lazım oldu. Kendisine şu sitede rastladım. Bulmuşken not alayım dedim.
Aldığım yer de Steve Minutillo'den uyarlamış.
Sabah çayı zevkini yaşamak için ailemizin foto paylaşım sitesi Flickr'a uğrayayım dedim. Daha uğrar uğramaz sağ kenardaki Flickr blog şeysinde "it's Istanbul not Constantinople" yazısını gördüm ve zıpladım. Kongre Kütüphanesi'ne (Library of Congress) ait fotokromlardan seçmece yapmışlar.
1890-1900 yılları civarına bir uzanmak isterseniz, Library of Congress hesabında son günlerde yüklenmiş İstanbul fotolarınabakmanızı tavsiye ederim. Mesela şu foto ile Sultan Ahmet Camii'ne neden Blue Mosque dediklerini biraz daha anladım. Üstteki fotoda köprü girişindeki beyaz memurlar ise şimdiki gişe görevlileri imiş, para alıyorlarmış. (fotoğraf üstü notta yazıyor)
Bu arada fotoğraf altı yorumlardan İstanbul kelimesinin bir kaynağının da "is tin polin" olduğunu, Yunanca dili ile bağlantılı olarak, şehir merkezi, şehre manalarına geldiğine dair bir rivayeti de öğrenmiş oldum. (tabii ki Wikipedia kaynaklı)
Diğer öğrendiğim şey LOC'un 650 mil uzunluğunda kitap rafına (yaklaşık 142 milyon kitap) sahip olduğu gerçeği oldu. Göresim geldi.
Zaman zaman SVN'de commit işlemlerinde "Access denied: 'username' MKACTIVITY repository:" şeklinde bir hata alıyorsanız, sebebi repository isminin buyuk-kucuk harf duyarlı olması ve sizinde bunu yanlış yazmanız olabilir. Bizim böyleydi ve bir süredir "neden hata veriyor?" diyorduk.
Örneklersek, WEBProje isimli bir kod havuzunuz olduğunu düşünün. Siz ise burayı webproje diye çağırıyorsunuz. Çağırırken sorun olmuyor, sistem size istediğiniz kodları takır takır gönderiyor ama gel gelelim Commit yapacağınız zaman yukarıdaki hatayı göndermekten de geri durmuyor. Bu durumda SVN Relocate fonksiyonu ile webproje ismini WEBProje yapayım demeniz kâr etmeyecektir. Yapmanız gereken çalıştığınız klasörü bir yere yedekleyip, WEBProje'yi yeniden SVN'den almak, yedeklediğiniz kodları üzerine koymak ve huzur içinde Commit etmek olacaktır.